Türkiye'de dijital içerik ne kadar dijital?


Merhaba sevgili okurlar. Uzun bir aradan sonra yeniden birlikteyiz. Bu yazımda Türkiye'de dijital yayıncılığın biz tüketicilere neler sunduğuna ya da sunamadığına değineceğiz.

Geçenlerde eniştemden hediye aldığım DVD oynatıcılı 5.1 ev sinema sistemini oturma odasına kurdum. Her şey yerli yerindeyken test edip biraz sistemin tadını çıkartayım dedim. Ancak bilin bakalım ne eksik? Sisteme uygun içerik. Esasen 5.1 DVD'lerim var ancak sistem TV'lere de bağlanabildiği için ben Surround deneyimini bizzat televizyon kanallarında denemek istedim. Ancak 5.1 kanallı yayın yapabilen uydu kanalı bulamadım çünkü hepsi stereo yayın yapıyor. Daha sonra TV üzerinden film izlemeyi düşündüm ancak şöyle bir durumla karşılaştım, Web sitelerindeki playerlarda stereo modunda oynatım yapıyor. Dolayısıyla bilgisayar ayarında ses deneyimi edindim. Tabii umut kırmadan son çare olarak HD içerikli ve DD (Dolby) destekli film indirip öyle açmayı düşündüm. Ancak bu sefer de Türk Telekom'un azizliğine uğradım. Çünkü tam HD bir filmin boyutu aşağı yukarı 15 GB falan. İnternet hızımın 16 mbps olduğunu düşünürsek aşağı yukarı 10 küsür saatte inmesi gerekir. Tabii bu kotanın dolup hızın azalmadığı durumlar için. 5 mbps hızında indirmeye kalksak saatler alır başını gider. Bu yüzden bundan da vazgeçtim ve ev sinema deneyimim başlamadan son buldu. 

Esasen baktığımız zaman birçoğumuzun evinde teknolojinin nimetleri mevcut ki bunlar son sistem oluyor genelde. Ancak bu sistemleri kullanabileceğimiz bir alt yapı ya da hizmet yok. Bu durumda yaptığımız harcamalar boşa gidiyor gibi oluyor. Misalen HD televizyonlar ilk çıktığında "üff abi çok net gösteriyor kesin alın" reklamlarıyla birçok insan FHD TV sahibi oldu. Ancak televizyonu açtığında yetersiz HD içerik yüzünden SD yayınları çamur gibi izlemek zorunda kaldı. Yani verim sıfır. Örneğin şu sıralarda da 4K moda oldu ancak bu sistemi domine edebilecek TV yayıncılığı henüz ülkemizde yerleşmemiş ki bir 5 sene daha zor yerleşir. Tabii tüm suçu TV yayıncılarına da atmamak gerekiyor neticede bu aletler artık internet ile haşır neşir durumda. Yani TV kanalları olmadan 4K deneyimini internet üzerinden gerçekleştirebiliriz. Ancak burada da devreye internet sağlayıcıları giriyor. Sundukları vasat hizmetler ile sizleri hem internetten bıktırıyor hem de bu güzel içeriklerden mahrum ediyor. Mesela Netflix 4K için en az 25 mbps hız gerekli olduğunu söylüyor. Bu hız şu an internet hizmet sağlayıcılar tarafından temin edilebiliyor ancak şöyle bir durum var ki Allah onu alsın: AKK. Sen 4K izlemek için üyelik parası öde, sonra sınırsız diye internet üyeliği öde sonra sana desinlerki birader kotan doldu hızın 5 mbps :). Tam da bizlere yakışır bir durum. Heralde bir dizinin ikinci bölümünün sonuna doğru kotanız olar 4K sistemde. Özetle şunu anlatmak istiyorum, teknoloji ülkemizde çok pahalı. Evet ürünler çıktığı gibi ülkemizde oluyor, ulaşım kolay ancak fiyatlar ve sunulan hizmet leş. Bir kez izlenecek bir filme 90 lira vermek akıl işi değil, belki ücretli TV yayıncılığı mantıklı olabilir ancak onda da tam verim alamadıktan sonra bu hizmetlerin var olmasının ne anlamı var?

Neyse, sadede gelecek olursak yazım yukarıda anlattığım durumdan dolayı oluşan rahatsızlığım için yetkililere bir eleştiriydi. Belki BTK falan duyar da düğmeye tuşa falan bi yere basar. Umarım güneş ülkemizde teknolojiye de doyar ve bizde vitaminleniriz. Görüşmek üzere...

Yorumlar